SAĞIR DE BE KARDEŞİM

13 Eylül 2019


'' El hareketleri ile konuşuyor. ''
'' Hiç işitmiyor zavallı. ''
'' İşitme engelliymiş. ''

Ve daha niceleri...Vallahi kibarlıktan öleceğiz!

Sevgili işitebilen canım kardeşim, kaba ol.

Önce ''el hareketleri'' dediğin o dile ''işaret dili'' de. Kanunda da geçiyor bu dilin adı, yani polis gelmez kapına. Bir temenni de ekleyelim buraya: Darısı dillerin başına.

Baktın biri hiç işitmiyor ve işaret dili ile iletişim kuruyor. O kişiye ''sağır'' de. Çekinme. Yüksek sesle söyle. O duymayabilir ama başkaları duysun.

Seni kaba sansınlar. Boşver.

O sağır birey seni sevecek. Ve o seni kaba sananlar, bir gün aslında senin sağırları gerçekten tanıdığını anlayacaklar.

Bir de şu ''işitme engelli'' mevzusu var. Sivil toplumda bitmeyen bir kavga. Kavganın kendisi sosyal etki önünde duran bir engel.

Ama bilginiz olması açısından açıklayalım.

Kendisini göğsü kabara kabara '' Ben sağırım.'' diye tanıtanlar genellikle birincil iletişim dili olarak Türk İşaret Dili kullanan veya bu dili tercih edenlerdir.

Bir de Türk İşaret Dili ile herhangi bir bağı olmayan ama tıbbi olarak işitme kaybına sahip farklı seviyelerde Türkçe ile iletişim kuran bireyler var. Bu bireyler genellikle kendilerini '' Ben sağırım.'' diye tanıtmazlar. Ya ''işitme cihazı'' ya da ''implant'' kullanıcısıdırlar.

Bu cihazlardan faydalananlar aslında işitmelerinin önündeki engeli cihazları ile kaldırırlar veya kaldırmaya çalışırlar. Gelin biz onlara da ''cihazlı'' ve ''implantlı'' diyelim.

Güzel sıfatlar bunlar canım kardeşim. Yani, yine çekinmeden bağıra bağıra kullanıyoruz.

Hep birlikte ''engel'' dilini bir kaldıralım şu yol ortasından da işimize, gücümüze ve sosyal etkimize bakalım.

Yazı listesine dön